Abdurrahman Dilipak: Garip seçimlerden birini daha yaşayacağız, seçim olursa…

Abdurrahman Dilipak, Habervakti.com’da bugünkü köşe yazısında, “Aktuel siyasetin polemiklerini midem kaldırmıyor. Bulanık suda balık avlamak isteyen çok. Ben de mayınlı tarlada top oynamak istemiyorum. Siyaset, ‘sulhetme” sanatıdır sanıyorduk meğer bulanık suda balık avlama sanatıymış” diye yazdı.

Dilipak’ın yazısından bir bölüm:

‘Hafız Mustafa Kemal’den ‘Mücahid Kılıçdaroğlu’na geldik.
‘Metodik Kemalizm’, ‘Yeşil Kemalizm’, ‘Yeşil Feminizm’ derken halimiz ortada. Siz misiniz dansöz oynatan muhafazakar emmiler, karılarınız da kadınlar buluşmasında erkek dansöz oynatır. ‘Toplumsal cinsiyetiyet eşitliği’ ise eşitliği, adaleti ise adaleti. Sıra geldi Anıtkabir’de mescid açmaya. En başında da bu işin böyle gariplikler olmuştu. Düşünsenize tercüme yasalar gerekçesiz olarak, tercüme hataları ile meclise sevkediliyor, müzakeresiz bir şekilde oy birliği ile kabul ediliyordu. Tek parti, açık oy gizli tasnif. Adayları “Tek adam” belirliyor. Gelinen noktada az zamanda büyük işler başardığımız anlaşılıyor.
Neyse biz asıl konumuza dönelim.
Seçim meydanlarında Saadet ve Yeniden Refah, HUDAPAR ile HDP karşı karşıya. Ramazan’da birbirlerini yemezler inşAllah. Cumhuriyet’in 100. Yılında, yüzyılın en garip seçimlerinden birini daha yaşıyacağız, seçim olursa.
Hayır hayır, havaya, suya, toprağa ne zaman Cemre düşecek diye sormuyorum.. Beynimize, kalbimize ne zaman düşecek diye soruyorum.. Yoksa Cemre geçtiğimiz günlerde birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düştü. İlki havaya (19-20 Şubat), 2.si suya (26-27 Şubat) ve 3.sü de (5-6 Mart)’ta toprağa düştü… Ve yağmursuz bir kış geçirdik.
Cemre Arapça olan Cemre ‘kor ateş’ anlamına gelir. Ebabil Kuşları Ebrehe’nin fil ordusunu bu taşlarla helak etmişti. Mina Vadisi’nde taşlardan oluşan yığınlara da “cemre” denir.
20 Şubat’la başlayan ‘boz ayın dört çarşambası’ uygulamasını ifade eden ‘Cemle’ sözcüğü de ‘Cemre’ ile aynı kelimedir. Buradaki ‘Cemle’ de Türkçe’deki olarak ‘İmir, İmere, Emire’ sözcükleriyle anlam olarak bağlantılı olduğu söylenir.
Hac’ta Şeytan taşlarken atılan taşlara ‘Cemre’, bu eyleme ‘Cemarat’ denir. Şeytan dumansız ateşten yaratıldığı için ve o cehennemle cezalandırılacağı için atılan taşın da ısınmasından mülhem olarak bu ad verilmiş olsa gerekir. Çünkü Cemre havaların ısınması ile tabiatın uyanmasını ifade eder. Uyuyan hayvanlar uyanırken, bitkiler çiçek açarlar. Tabiatın uyanışı, canlanması, ağaçlara su yürümesi anlamına gelir. İlkbaharı ve hayatı ifade eder.
Sahi biz ne zaman uyanacağız, dirileceğiz?
‘Bekleyin inananlar, bahar gelecek bahar’ diyoruz da, donuyoruz, tirtir titriyoruz. ‘Donduk’ diyoruz ki bir yaz geliyor, ateş yalımı gibi.
‘Asude bir bahar ülkesi’ hayal ediyoruz da, kalbimiz ve beynimiz kuraklıktan kurumuş. (KAYNAK)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir